YAĞMUR DAMLASI
Yasemin ŞENGÖR
Birazdan güneş, gökyüzünü kızıla boyayacak. Anlayacaksın ki:
Vakit yaklaşıyor.
Kızıl, sarı renkler arasında bulutundan kopup; düşeceksin.
-İşte özgürüm, diyeceksin; yağmur, özgürlüğün bir diğer adı bende.
Bulutundan ayrılmak seni hiç üzmeyecek. Çünkü biliyorsun; kaderinde ayrılık var. Ve sen hazırsın terk etmeye. Terk edilmeye hazır olduğun kadar…
Yağmur yağacak. Düşeceksin… belki bir pencerenin camına çarpacaksın. Tam da o an da güneşin batışını izleyen bir çocuk, yavaş yavaş süzülen seni görünce, “yağmur yağıyor” diye çığlıklar atacak.
Belki de yanılıyorum.
Belki senin kaderinde, kilometrelerce süren bir yolculuktan sonra; bir genç kızın avuçlarına düşmek var. Yanındaki gence; “birazdan yağmur yağacak. Avuçlarımı açacağım. Anla ki avuçlarıma düşen damlaların sayısınca seviyorum seni,” diyen bir kızın eline… farzet ki düşeceksin.
Biliyorum… Ama senin hayallerinde “sonun” böyle değildi. Hiç istemedin; ne bir bir cama çarpmayı ne de bir avuca düşmeyi.
Sen de tüm yağmur damlaları gibi, sonun toprak olsun istiyorsun. Bir kırmızı gülün yaprağına konsan… Toprağa düşsen… Can olsan… Senin yanında kimse hüzünlenmese.
Hele de vakit akşamüstüyken.
Hele de şimdi.
Gökyüzü kızıla boyanmışken… Kopsan; bulutundan alev alev yanan bir kırmızı güle kavuşsan. Saklasan bir gülün gözyaşlarını.
…
Vakit geldi. Ufuk, kızıla boyandı.
Ve sen…
Yağmur damlası…
ayrılık vaktinin geldiğini biliyorsun. Adını özgürlük koyduğun yağmur başladı. Çığlıklar atma zamanı:
-Özgürüm… “Yağmur” özgürlüğün bir diğer adı bende.
Ve kayıyorsun. Rüzgar, seni bir yandan öte yana savuruyor… Gökyüzünde dans eder gibisin. Yeryüzüne yaklaştıkça, kırmızı bir gül; alev alev yanan, düşlerinde büyüyor. Umut ediyorsun; yolculuğun o gülün yapraklarında son bulsa… Yolculuğun bir gülün güzelliğine düşse.
Düşüyorsun…
Ve kayboldun…
Onlarca yağmur damlasının arasında artık seçilmiyorsun. Kim bilir belki bir pencerenin camına çarptın… Belki bir sevdalı genç kızın avuçlarına düştün… Ya da bir güle can oldun…
Ya da…
Düşlerimi gülüşüne kattığım, şu milyonlarca zerreden ibaret hayatta düşlerin düşlerimle buluşamadı! Şimdi nerelerdesin?
Bu yazı 2006 senesinde bir öykü atölyesinde kaleme alınmıştır. Çeşitli platformlarda farklı isimlerle yayımlanmış olsa da şahsıma aittir. Yayının 2006′ daki haline, bir web sitesi forum sayfalarından hala ulaşılmaktadır. Emek hırsızlığı ile hayatımın sonuna dek mücadele edeceğim.