KAYIP ÜLKE


Yasemin Şengör
Ali Sami’ ye

Üstüme bir devir düştü baba,
Kandan ve ölümden…
Bütün kalabalıklarımı
Baharını şaşırmış bir göç mevsiminde kaybetmiş olmalıyım,
Leyleklerden çöl çiçeklerine giden…

Söylesene baba,
İnsanın bir kimlik için
Kaç ömür gidiyordu ömründen.

Ve bu ıssızlık nereye kadar,
Yolumuz nereye kadar ölümlerden geçer,
Hayatının ortalama kaç senesinde insan,
Kendine hüzünlerden bir kefen biçer!

İnsan olmaktan yoruldum baba!
Kendimi bildim bileli,
Dillerim öfkeli,
Kelimelerim yurtsuz.
Gidişim hüzün, varışım hasret,
Aydınlıklara umut biçti gecelerim,
Gecelerim durmadan gebe kalıp,
Ölü umutlar doğuran gecelerim.

Gelmişine geçmişine selam söyle baba,
Yıllarına
Devrimine
Devrimsizliğine
Yıkılışına
Ve tekrar ayağa kalkışına bir tarihin!
Selam söyle,
Sonra arada
Yırtık pırtık hayallerimden hatırlayıp beni,
Pasaklı kız çocuğu suratımdan öpmeyi unutma!

Bilirim,
Beyninde yurtsuzlar yarası
Ve kalbinde bir devrin sızısı olmayan hiçbir baba,
Ümran’lara katmaz kızının adını,
Ümran’ a da selam söyle
O da gelsin, ülkemi aradığım yerlere,
Gelirken elma şekeri,
Pembe plastik tabaklarda çocukluğumuzu da getirsin,
Grafon keklerini hayatımızın,
Başak yaptı diye!

İnsan olmaktan yoruldum baba!
İnsan, olmaktan yorulur mu baba!

Biz göğümüzü nerde yitirdik!
En son yola çıkmıştım,
‘Kimliksizler’ yazıyordu bütün araçlarda,
Ben kendime giden bir yol arıyordum.
Bahar kokulu sokaklarında ülkemin,
Çocukluğumuzu çaldılar,
Sonrasını hatırlamıyorum!

Bütün odaları salona açılan evlerimizin
Soba kokulu sabahlarını özledim baba!
Kalın ve devasa, kanlı revanlı kitaplarına sığdırdığım,
Prenses masalları nerede hayatımın!

İnsan,
Yaşamaktan neden yorulur!
Yoruldum baba!